Kuzey Portekiz



Bu tanım gerçektir. Tüm İber Yarımadası’na Romalıların hükmettiği dönemde Porto olarak bilinen bölge, Lizbon ile Braga arasında ki ticaret de önemli bir rol oynamıştır. Fakat ancak asırlar sonra Porto Portekiz’in ekonomik gelişiminde merkez olmuştur.
Oporto (the port-liman ) olarak da bilinen Porto ,Portekiz’in ikinci büyük şehridir. Şehir aynı zamanda Avrupa’nın en eski şehirlerinden de biridir ve ülke adının verilmesinde etkili olmuştur.
Douro Nehri’nin ağzında Keltler tarafından kurulan Porto,4 üncü yüzyılda Romalılar tarafından istila edilmiş ve önemli bir ticari liman haline gelmiş,adıda ‘’Portus Cale’’ olmuştur.456 yılında Vizigotlar tarafından ele geçirilmiş ve 716 yılına kadar Vizigotların egemenliği altında kalmıştır. Daha sonra Kuzey Afrika kökenli Müslümanlar tarafından istila edilmiştir.152 yıl Müslümanların egemenliğinde kalan Portus Cale’yi 868 yılında Avusturya kralı Müslümanların elinden almıştır. Böylece Portekiz politik olarak önem kazanmaya başlamıştır.1096 Kastil kralı kızını Burgundi kontu ile evlendirmiş ve hediye olarak da Portekiz kontluğunu vermiştir. Böylece Porto kontluğun merkezi olmuştur. Bu evlilikten doğan oğulları 1139 yılında Galiçya Krallığının güneyinde yeni bir krallık kurmuş ve böylece Portekiz’in bağımsızlığına ilk adım atılmış ve 1143 yılında bu krallık tanınmıştır.
1387 yılında İngiltere kralının kızı ile evlenen Portekiz kralının oğlu olan prens Denizci Henry, Portekiz krallığının en önemli tarihi kişilerinden biridir. Zamanı keşifler ile geçmiş ve Porto’nun ünlü tersanelerinde bu keşiflerde kullanılan gemiler yapılmıştır. Bu dönemde hayvanların en iyi tarafları gemicilere verilmekte artıklar ise şehirde yaşayanlara kalmakta idi. Bu nedenden dolayı da 1415 yılından beri Porto ahalisi ‘tripeiros’ -işkembe yiyenler- olarak bilinmektedir.
1580 ve 1640 arası Iber Yarımadası tamamen İspanyolların egemenliği altına girmiştir.1640 Yılında Porto ,Lizbon’da ki ayaklanmaya destek vermiş ve Yarımada’nın tek bir krallık altında birleşmesi engellenmiştir. Buna karşın,Porto İspanyollar zamanında çok güçlenmiş ve daha sonraki büyümesinin temelleri atılmıştır.
18 inci yüzyılda Porto şarabı ile ünlenmiş ve önemli bir sanayi şehri olmuştur. Bu dönem aynı zamanda zenginlerin barok ve neo klasik yapılar yaptırdığı dönemdir.
1807 yılında Napolyon Portekiz’i istila etmiş ve ülke 1813-14 yıllarında geri çekilene kadar Fransız egemenliğinde kalmıştır.
1820 yılında,Porto’da anayasal monarşi talep eden liberal bir devrim ateşi başlamıştır. Dönemin kralına karşı ayaklanma çok büyümüş ve kral görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır.Bu dönem Portekiz’in ünlü aydınlarının Porto’da yaşadığı dönemdir. Halk Anayasal haklarını krala karşı korumak için çok bedel ödemiştir.
Cumhuriyet 1910 yılında ilan edilmiş ve Porto geçici başkent olmuştur. Salazar’ın diktatörlüğü döneminde 1974 yılına kadar Porto’nun altyapısı çok gelişmiş,ünlü Arrabida Köprüsü 1963 yılında yapılmıştır.
Porto 2001 yılında Avrupa Kültür başkenti seçilmiştir.
Bugün Porto,ülkenin en eski şehri olarak,1996 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen eski şehri,Porto şarabı,dar sokakları ve mutfağı ile tüm dünyadan turist akımına uğramaktadır.2014 ve 2017 yıllarında Porto ‘Avrupa’nın En İyi Gidilecek Yeri’ seçilmiştir.

Portekizlilere göre ’’Porto çalışır,Coimbra şarkı söyler, Braga dua eder,Lizbon ise gösteri yapar’’
Porto’ya gidip de fado dinlemeden dönmek olmaz. Kelime anlamı “kader” olan bu müzik türü, geçimini denizden sağlayan sevdiklerini uğurlayan Portekiz kadınlarının, onların dönüşünden umudunu kesmesi üzerine denize karşı yaktıkları ağıtlardan doğmuştur.
Fado klüplerinde, şarkıcı iki gitar eşliğinde mikrofon kullanmadan fadoyu seslendirmektedir.

Gün 1: İSTANBUL-PORTO
THY uçağı ile Porto’ya geldik. Havaalanında karşılanarak otelimize transfer edildik.Akşam Casa da Mariquinhas’da fado müziği eşliğinde yemek yenildi.
OTEL:Infante Sagres
www.infantesagres:com
Oda Tipi:Deluxe Premium
Gün 2 :PORTO-GUIMARAES-PORTO

Kahvaltı sonrası yaklaşık 1 saat uzaklıkta olan Guimaraes’e gidildi.
Öğle yemeği Michelin tek yıldızlı şef Antonio Loureiro ‘nun Cozinha restoranında birlikte yenildi. Daha sonra otele geri dönüldü.
Guimarães,Portekizliler tarafından ,ülkenin doğum yeri olarak bilinmektedir. Ülkenin ilk kralı Afonso burada doğmuş ve şehrin kalesinin önünde bulunan küçük kilisede vaftiz edilmiştir. Şehrin iyi korunmuş tarihi merkezi, demir verandaları, granit balkonları, konakları, dar sokakları birleştiren kemerleri ile UNESCO Dünya Mirası listesindedir.
14 üncü yüzyıl Kuzey Avrupa mimarisinden etkilenen ve içinde 17 inci yüzyıl mobilya ve dekorasyonlarının sergilendiği Düklerin Sarayı Braganca; şehri Müslümanlara ve Normanlara karşı koruyan 10 uncu yüzyıldan kalmış kale görülmeye değer.
Gün 3:PORTO
Tüm gün rehber eşliğinde şehir gezildi.
Akşam yemeği birlikte yenildi.

Gün 4:PORTO-DOURO VADİSİ-PORTO

Kahvaltı sonrası Portekiz’in şarabı ile ünlü Douro Vadisi’ne gidildi.
Nehirde 1 saatlik bir tur alındıktan sonra şarap tadımı yapıldı.
Douro Şarap Bölgesi,dünyanın en eski şarap yapımı için ayrılmış bölgesidir. Bölge 1756 yılında ayrılmış ve denetim altına alınmıştır. 2001 yılında bölge,yaşayan kültürel bir vadi olarak, UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.
Douro Nehri İspanya sınırından Porto’nun doğusuna akmaktadır. Kenarlarını süsleyen vadide, insan emeği ile nesiller boyunca geliştirilen teraslarda Porto şarabı,Douro masa şarabı ve şampanya ve yapmak üzere üzüm yetiştirilmektedir.
Gün 5 :PORTO-AVEIRO-PORTO
Kahvaltı sonrası,ülkenin Venedik’i olarak bilinen kanalları ile meşhur Aveiro’ya gidildi ve şehrin ‘moliceiros’ adı verilen tekneleri ile kanallarında bir saat gezildi.
Daha sonra Porto’ya geri dönülerek akşam yemeği birlikte yenildi.

Aveiro ,’moliceiros’ denilen tekneleri ile ünlüdür Bu tekneler eskiden,şehrin içinde ki lagünden ,kumlu toprak da gübre olarak kullanılan yosunu toplamak için kullanılmıştır.
Ancak modern gübrelerin ortaya çıkmasından sonra işlevlerini yitirmiştir. Yıllar sonra bu tekneler yenilenerek turizmde kullanılmaya başlanmıştır. Teknelerin üzerindeki resimler şehrin çevresinde bulunan geleneksel yerlere aittir.
Tekne gezisinde, lagün kenarında ki tuz çiftlikleri ve şehrin zenginlerinin yaptırdığı kolonyal evleri görebileceksiniz. Brezilya’ya göçerek burada zengin olan Portekizliler,20 inci yüzyıl başında Aveiro’ya dönerek ‘art nouveau’ tarzında evler yaptırmışlardır.
Gün 6 :PORTO-İSTANBUL
Otelden havaalanına transferimiz sağlandı.











