İskoçya

Gün1:İSTANBUL-MANCHESTER-GLASGOW
THY ile Manchester’e geldik ve burada karşılanarak Glasgow’a geçtik. Otelimize transfer edildik. Akşam yemeği deniz ürünleri ile ünlü bir restoranda yenildi.
OTEL:Mal Maison
www.malmaison-glasgow.com

Gün2: GLASGOW-OBAN
Kahvaltı sonrası rehber ile şehir turuna çıktık. Glasgow bir sanat şehri olarak pek çok müzeye sahip.Tur sırasında 5.yüzyıldan kalan ve bugünkü halini 13 ve 15. yüzyıl arasında alan Glasgow Katedrali ve Pollok Park’ta yer alan ünlü Burrell Koleksiyon’nu görüldü. Katedral bu bölgede 1560 yılından beri kalabilen tek Ortaçağ katedralidir.
Daha sonra yaklaşık 155km uzaklıkta bulunan ve 2 saatte gidilebilen Oban’a doğru yola çıktık. Öğle yemeğini yerel bir restoranda yedik.

Oban İskoçya’nın el değmemiş doğasını yaşayacağınız adalara yapılacak turlar için başlangıç noktası olan küçük bir balıkçı kasabasıdır. Eşsiz doğayı seyrederek yapılan yolculuktan sonra otelimize gelerek bu kasabanın keyfini çıkardım.
OTEL: Oban Caledonian
www.obancaledonian.com
Gün3:OBAN-MULL ADASI (TOBERMORY)
Kahvaltı sonrası Mull Adası’na gitmek üzere feribota bindik. Adada doğal yaşam ile birlikte katedral ve kaleyi gördükten sonra renkli binaları ile keyifli bir görüntü sunan adanın baş şehri Tobermory’de ödüllü bir otelde konakladık. Öğle yemeğini de yerel bir restoranda yedik.
OTEL: Highland Cottage
www.highlandcottage.co.uk
Gün4:OBAN-FORT WILLIAM-ISLE OF SKYE

Kahvaltı sonrası Mull’dan feribot ile Lochaline ‘e geçerek ve karayolu ile Loch Linnhe kıyılarından ilerleyerek İngiltere’nin en yüksek dağı olan Ben Nevis’in eteklerinde yer alan Fort William’a geldik. Yol üzerinde Macdonaldlar ve Campbeller’ e konu olan Glencoe dağ geçitini gördük. Buradan feribot ile Skye adasına geçtik. Yol üzerinde muhteşem Eilean Donan Kalesi’ni de gezdik. Öğle yemeğini yerel bir restoranda yedik.
OTEL: Bosville
www.bosvillehotel.co.uk
Ağustos 27,1691 tarihinde Kral III William kendisine karşı olan tüm klanları, ocak1 1692 tarihine kadar sadakat yemini yapmaları karşılığında affetmeye hazır olduğunu bildirir. MacDonald klanının şefi olan Glencoe’ lu MacIain bu emri zorunlu olarak kabul ederek Oban yakınında ki Inveraray’a gideceğine yanlışlıkla Fort William’da ki Inverlochy’e gider. Sonunda Inveraray’a vardığında tarih artık
6 ocak olmuştur.
Her ne kadar geç de olsa yemini ettikleri için güvende olduklarını düşünerek geri dönerler. Ancak MacDonaldlar’ın ölüm emri çoktan verilmiştir. Kin dolu Glen Lyon’lu kaptan Robert Campbell 130 askeri ile MacDonaldlar’dan konaklanacak yer isterler.10 gün boyunca misafir edilerek eğlendirilirler 12 Şubat gecesi soykırım emrini alan askerler ertesi sabah kendilerini böylesine misafir eden klanı katlederler. Kaçabilenlerde dağlarda açlık ve susuzluktan ölür.

Skye Adası ‘Donan Adası’ olarak bilinmekte olup 800 yıldır korunaklıdır. Halen ziyaret edilen şato 13.yüzyılda yapılan ancak daha sonra yıkılan şatonun kalıntıları üzerinde 20.yüzyılın başlarında inşa edilmiştir. Adanın muhteşem doğası 1 milyon yıl önce yaşanan volkanik bir patlama sonucunda oluşmuştur.
Gün5:SKYE ADASI-INVERNESS
Kahvaltı sonrası İskoçya’nın dağlık bölgesinde eşsiz doğal görüntüler arasında ilerleyerek Inverness’e geldik. Yol üzerinde Urguhart Kalesi’ni ziyaret ettik. Inverness’de Culloden Savaşı’nın yapıldığı yer , 14.yüzyıldan kalan Cawdor Şatosu ve eski şehri gezdik. Daha sonra bu güzel şehrin keyfini çıkardım.
OTEL: Dunain Park
www.dunainparkhotel.co.uk
Inverness’in eski bir kaleden dağlık yörenin başşehri olmasına kadar uzanan bir tarihi vardır. Efsaneye göre 1040 yılında Makbet kalesini Inverness’de yaptırmıştır. 1158 yılında Kral David ise burayı kendi kraliyet merkezi haline getirmiştir. 1307 de Robert the Bruce 5 kaleden birini İngiliz güçlerinin elinden almış ve 1746 yılında İngiliz topraklarında gerçekleşen son savaş olan Culloden Savaşı’ndan sonra şehrin dışında halen 18.yüzyıldan kalan en ünlü kale olan George Kalesi yapılmıştır. 1822 yılında şehri İskoçya’nın batı kıyılarına bağlayan Caledonian Kanalı tamamlanmıştır. 1921 yılında ise şehir Londra’nın dışında yapılan ilk ve tek kabine toplantısına ev sahipliği yapmıştır. Ve nihayet 2001 yılında resmi olarak İskoçya’nın en yeni şehri olarak kabul görmüştür.
GÜN 6: INVERNESS-EDINBURGH
Kahvaltı sonrası Inverness’de serbest zamanımız oldu.Daha sonra yola çıkılarak viski imalatının yapıldığı bir fabrika gezdik ardından yerel bir restoranda öğle yemeği yedik.Daha sonra, yaklaşık 3 saatlik uzaklıkta bulunan İskoçya’nın baş kenti Edinburgh’a gidildi.
OTEL:The Scotsman
www.thescotsmanhotel.co.uk
GÜN 7:EDINBURGH

Kahvaltı sonrası şehir turuna çıkılarak Edinburgh Şatosu ziyaret edildi.
Akşam yemeğini İskoçlara özgü gaydalı bir gösterinin de olduğu bir restoranda yedik.
Edinburgh ismi eski dilde ‘tepedeki kale’ anlamına gelen ‘Dun-edin’ den gelmektedir. Edinburgh Şatosu’nun üzerinde yerleştiği volkanik kayanın 70 milyon yıl önce oluşmuş olduğu tahmin edilmektedir ve MÖ 850 tarihinden beri yaşam alanıdır.
Şato İskoç krallarının mücevheratları, Ulusal Savaş Anıtı ve 1090 yılında inşa edilen küçük St Margaret şapelini içinde barındırmaktadır. Eski şehir (Royal Mile) Şato’dan Holyrood Sarayı’na uzanmaktadır. Bu bölge 1560 yılında tamamlanan bir duvar ile çevrilidir ve bu duvar şehrin genişlemesine sınır koymaktadır. Bu nedenle Edinburgh 1600 yıllarında 10-12 katlı binaları olan dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Yeni şehir 1700 yıllarında inşa edilmiştir. Düzenli caddeleri ve pek çok bahçesi ile dönemin en güzel şehir planlaması yapılmış şehri olarak kabul edilmektedir.
Pek çok ünlü kişi şehri kendi evi olarak tanımlamıştır. Harry Potter’in yazarı JK Rowling ilk romanını bir Edinburgh kafesinde yazmıştır.
Sean Connery Edinburgh ‘da büyümüştür. Telefonun mucidi Alexander Graham Bell, burada doğmuştur.
Gün 8:EDINBURGH

Kahvaltı sonrası tüm gün şehri tekrar dolaşmak olanağım oldu.Tur sırasında tekrar görmek üzere belirlediğim yerleri gezdim ve kafelerde oturarak günlük hayatın akışını izledim.
Gün 9:EDINBURGH-MANCHESTER-İSTANBUL
Sabah önce Manchester’e oradan da THY ile İstanbul’a hareket ettik.
